Sysmex Turkey
Menu

Haziran 2021 Bilimsel Takvimi

Hepatit C'nin yan etkisi olarak antifosfolipid sendromu?

Antifosfolipid sendromu (APS) ve altta yatan HCV enfeksiyonu olan hastaların en yaygın klinik özellikleri nelerdir?

Trombositopeni, periferik tromboz, strok, miyokard enfarktüsü ve renal damar oklüzyonu.

Pulmoner tromboembolizm, kütanöz nekroz ve/veya kapiller tromboz (livedo reticularis / psödo-vaskülit / purpura)

Öksürük, ateş, soğuk algınlığı, pnömoni, koku ve/veya tat alma duyusu bozukluğu

Congratulations!

That's the correct answer!

Sorry! That´s not completely correct!

Please try again

Sorry! That's not the correct answer!

Please try again

Notice

Please select at least one answer

Bilimsel arka plan

Antifosfolipid sendromu (APS), antifosfolipid antikorlarının (aPL) (çoğu zaman IgG ve IgM alt tipleri olup daha nadiren aynı zamanda IgA) persistan varlığını sergileyen hastalarda arteriyel veya venöz tromboz ve/veya hamilelik morbiditesi ile tanımlanan bir edinilmiş protrombotik otoimmün bozukluktur. [1] Revize edilmiş Sapporo kriterlerine göre, APS, Tablo 1'de özetlenen klinik ve laboratuvar kriterlerine bağlı olarak teşhis edilir. En az bir klinik ve laboratuvar kriterlerinden birinin karşılanması durumunda kesin APS tanısının varlığı kabul edilir.

Tablo 1 Sydney revize Sapporo kriterleri sınıflandırmasına göre APS için sınıflandırma kriterlerinin özeti

Klinik kriterler Vasküler tromboz Herhangi bir doku veya organda bir veya daha fazla arteriyel, venöz veya küçük damar trombozu epizodu (görüntüleme veya histopatoloji ile doğrulanır)
  Hamilelik komplikasyonları Reküren hamilelik kaybı (hamilelikten >10 hafta sonra) veya hamilelik komplikasyonları nedeniyle prematüre bir veya daha fazla doğum
Laboratuvar kriterleri Lupus antikoagülanının tespiti En az 12 hafta arayla iki sefer plazmada lupus antikoagülanı (LA).
  Antikardiyolipin antikorlarının tespiti

En az 12 hafta arayla iki sefer IgG ve/veya IgM izotipinde antikardiyolipin/antifosfolipid antikorları (ACA/APA)

  Anti-β2 glikoprotein 1 antikorlarının tespiti En az 12 hafta arayla iki sefer IgG ve/veya IgM izotipinde anti-β2GPI antikorları

Sendrom, mevcut bir otoimmün hastalıkla ilişkilendirilebilir; bu durumda, buna 'sekonder APS' adı verilir veya mevcut altta yatan bir hastalık bulgusu yoksa, buna 'primer APS' adı verilir.

Çoğu hasta primer APS'ye (%53) sahipken, diğer hastalar sistemik lupus eritematoz (SLE), lupus benzeri sendrom, Sjögren sendromu veya romatoid artrit gibi altta yatan otoimmün hastalıkların eşlik ettiği sekonder APS'ye sahiptir. Primer otoimmün hastalıkların yanı sıra, birkaç diğer hastalık da aPL'lerin gelişimiyle ilişkilendirilir. Bunların çoğu enfeksiyonlar ve lenfoproliferatif bozukluklardır.

En yaygın enfeksiyon tipi viral olup bunun ardından bakteriyel, parazitik ve fungal enfeksiyonlar gelir. İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) ve hepatit C (HCV) virüsleri, aPL'lerin varlığında tromboembolik olayların geliştiği olgularda öncelikle en sık bildirilen enfeksiyonlardır. [2] ACA antikorları ve anti-β2-GPI antikorları (daha çok IgG ve IgM izotipleri), HCV enfeksiyonları olan hastalarda en sık tespit edilen antikorlardır.

Çoğu olguda, bu antikorlar klinik sonuçlar olmadan geçicidir (altı aydan kısa süre boyunca tespit edilebilir), ancak persistan antikorları olan hastalar genelde kesin APS sınıflandırma kriterlerini karşılayan klinik özellikler gösterir. İlginç bir şekilde, anti-β2GPI antikorları HCV negatif hastalarda daha sıklıkla geçici olup klinik sonuçlar göstermezken, HCV hastalarında persistan APS ve/veya katastrofik APS'nin (CAPS) klinik özellikleriyle ilişkilendirildiği görülmektedir. [2]

HCV hastaları genellikle CAPS sınıflandırma kriterlerini karşılayan klinik özellikleri geliştirme bakımından daha yüksek risk taşırlar ve APS hastalarında benzer şekilde bulunan ana klinik özellikler olarak trombositopeni, periferik tromboz, strok, miyokard enfarktüsü ve renal damar oklüzyonu sergilerler. [2]

Trombotik olaylardan sorumlu olanın HCV ile ilişkilendirilen aPL'ler mi olduğu, bir başka deyişle, APS gelişimine mi (kesin) yol açtığı, yoksa trombozun başka nedenlerinin mi olduğu sorusu şimdiye kadar tartışma konusu olmuştur.

HCV ile ilişkili aPL'lerin APS gelişiminden sorumlu olduğu hipotezi, bu antikorların diğer klinik durumlarda (örneğin, primer SLE hastalarında) trombozla nedensellik ilişkisi olduğu varsayımına dayanmaktadır. [3]

Buna karşın, bu varsayım, örneğin ACA antikorlarının tespit edilebileceği, ancak düşük titrelerde ve genelde β2GPI bağımlılığı olmadan ('patojenik olmadığı' kabul edilir) görülebildiğinin bildirildiği diğer yayımlanmış çalışmalar ile desteklenmemektedir. Ancak bu ikinci düşüncenin, HCV ile enfekte kişilerde klinik sonuçlarla birlikte ACA, LA ve anti-β2GPI'nin meydana gelebildiğini ve sadece geçici, patojenik olmayan bir süreçle olmadığını gösteren hasta olgu raporlarının sayısının artışıyla çürütüldüğü görülmektedir. [2, 4-6]

Bir diğer hipotez ise aPL'lerin HCV enfeksiyonunun bir yan ürünü olduğu ancak trombotik olayların gelişiminde rolü olmadığı yönündedir. Bu hipotez, trombotik olay olmadığında dahi, aPL'lerin tespit edilip edilmemesine bakılmaksızın HCV enfeksiyonu olan hastalarda başka bir altta yatan hastalığı (örneğin, hepatit B) olan hastalardan daha yüksek protrombin fragmanı F1 + 2 tespit edildiği gözlemine dayanmaktadır. Bu nedenle, HCV'nin kendisinin, kronik hepatitte meydana gelen trombotik olaylarda şüphelenilen APS'den daha fazla rol oynadığı varsayılmaktadır, çünkü virüslerin de prokoagülan özellikleri olduğuna dair işaretler mevcuttur. [7]

Ayrıca, antinükleer antikorlar, kriyoglobülinler, hipokomplementemi ve romatoid faktör de APS ve HCV hastalarında ortak görülen diğer bulgulardır. Kriyoglobülinemi, HCV ile yakından bağlantılı olsa da, sekonder APS'ye bağlı özelliklerin gelişiminde de rol oynayabilmektedir. [8]

HCV enfeksiyonunun, APS patojenezi ile muhtemelen ilgili olup olmadığına dair kısmen tartışmalı çıkarımların söz konusu olduğu hasta olgularının sayısının yüksek olması, enfeksiyonlu hastalarda sistematik aPL taramasına yönelik bir öneride bulunmayı güçleştirmektedir. Bu nedenle, uzman doktorlar, enfeksiyon belirti ve semptomlarını ve APS'nin klinik özelliklerini gösteren hastalarda olası bir bağlantının farkında olmalıdır. Ayrıca, APS ile HCV arasındaki ilişkilendirmeye dair literatürün büyük bölümü, direkt etkili antiviral (DAA) tedavisinin büyük yükselişinden önce gelen interferon tedavisi dönemine ait olduğundan, DAA'ların bu ilişkilendirme üzerinde ne gibi bir etkisi olacağı bilinmemektedir.

Referanslar

[1] Miyakis S, Lockshin MD, Atsumi T, Branch DW, Brey RL, Cervera R, Derksen RH, De Groot PG, Koike T, Meroni PL, Reber G, Shoenfeld Y, Tincani A, Vlachoyiannopoulos PG, Krilis SA. International consensus statement on an update of the classification criteria for definite antiphospholipid syndrome (APS). J Thromb Haemost 2006; 4: 295–306.

[2] Noha Abdel-Wahab et al. Systematic Review of Case Reports of Antiphospholipid Syndrome Following Infection. Lupus. 2016 December; 25(14): 1520–1531.

[3] Love PE, Santoro SA. Antiphospholipid antibodies: anticardiolipin and the lupus anticoagulant in systemic lupus erythematosus and in non-SLE disorders: prevalence and clinical significance. Ann Intern Med 1990; 112: 682-698.

[4] Arruda VR, Bizzacchi JM, Metze IL. Hairy cell leukemia and multiple autoimmune manifestations in a human immunodeficiency virus-infected patient. Ann Hematol. 1993; 66:325–7. [PubMed: 7686405]

[5] Brown P, Crane L. Avascular necrosis of bone in patients with human immunodeficiency virus infection: report of 6 cases and review of the literature. Clinical Infectious Diseases. 2001; 32:1221–6. [PubMed: 11283813]

[6] R A Asherson, R Cervera. Antiphospholipid antibodies and infections. Ann Rheum Dis 2003; 62:388–393.

[7] Violi F et al. Letter to the editor: Hepatitis C Virus, Antiphospholipid Antibodies, and Thrombosis. Hepatology. March 1997. 782.

[8] Ramos-Casals M et al. Clinical Features Related to Antiphospholipid Syndrome in Patients with Chronic Viral Infections (Hepatitis C Virus/HIV Infection): Description of 82 Cases. Clinical Infectious Diseases 2004; 38:1009–16.

Copyright © Sysmex Europe GmbH. All rights reserved.
Deneyiminizi özelleştirin

Web sitemizde size en iyi kullanıcı deneyimini sunmak ve sizinle olan iletişimimizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Seçiminiz doğrultusunda hareket ediyor ve sadece bize kullanımı için izin vermiş olduğunuz verileri işliyoruz.

* İçeriklerde ve kullanım deneyiminde kısıtlamalara yol açabilir
Çerezler hakkında ayrıntı
Gerekli Çerezler
Bu çerezler, sayfalarda gezinme ve web sitemizin güvenli alanlarına erişme gibi temel fonksiyonlara olanak tanıyarak web sitemizin kullanılmasına yardımcı olur. Bu çerezler olmadan web sitemiz düzgün bir şekilde çalışamaz.
İstatistik Çerezleri
Bu çerezler, ziyaretçilerin web sayfamızla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu anlamamıza yardımcı olur. Bu amaçla toplanan isimsizleştirilmiş bilgiler, tekliflerimizi sürekli iyileştirmemizi sağlar.
Pazarlama Çerezleri
Web sitelerinde ziyaretçileri takip etmek için kullanılır. Amaç, kullanıcıya onunla ilgili olan ve merak uyandıran reklamlar göstermektir ve dolayısıyla yayıncı şirket ve reklam veren üçüncü taraflar açısından değer taşır.