Sysmex Turkey
Menu

Kasım 2023 Bilimsel Takvimi

İdrar yolları enfeksiyonlarına hızlı tanı konulmasını sağlarken iş yükünü hafifletme

İdrar yolları enfeksiyonlarını, antimikrobiyal direnç (AMR) için itici güç yapan şey nedir?

Zaman alıcı rutin tanı süreci

Deneme-yanılmaya dayalı reçeteler

İYE'ye bağlı semptomlar

İYE tanısının atlanması

Bitkisel ilaçlar ile tedavi

Congratulations!

That's the correct answer!

Sorry! That´s not completely correct!

Please try again

Sorry! That's not the correct answer!

Please try again

Notice

Please select at least one answer

Olgu öyküsü

Bilimsel arka plan

İdrar yolları enfeksiyonu (İYE), dünya genelinde yıllık yaklaşık 400 milyon kişiyi (erken ve kadın) etkileyen en yaygın bakteriyel enfeksiyonlardan biridir [R31-1]. Kadın bireyler bu enfeksiyondan özellikler etkilenirler, çünkü tüm kadınların %60'ı hayatlarının bir noktasında bir İYE ile karşılaşmakta [R31-2] ve kadınların %30-45'inde, primer enfeksiyondan sonraki üç ay ya da bir yıl içerisinde tanımlanan reküren İYE gelişmektedir [R31-3].

İYE prevalansı aynı zamanda bu enfeksiyonun sağlık sistemleri ve toplumlar üzerindeki etkisinden de sorumlu olup İYE yıllık milyonlarca doktor ziyaretinin [R31-4], klinik laboratuvarlarda kayda değer iş yüklerinin [R31-5] ve ABD ve Avrupa'da tüm antibiyotik reçetelerinin yaklaşık %15'inin sebebidir [R31-6]. Söz konusu antibiyotik reçetelerinin oldukça yüksek bir bölümü, uygun tanı süreci olmaksızın deneme-yanılmaya dayalı olarak verilmektedir [R31-7]. Bu nedenle, İYE antimikrobiyal direnç (AMR) için önemli bir itici güç olarak görülebilir [R31-8] ve uygun İYE tanı olanakları, gereksiz antibiyotik reçetelerinin önüne geçerek ve hızlı ve hedefe yönelik tedavileri mümkün kılarak antimikrobiyal koruyuculuğun desteklenmesine yardımcı olabilir.

İdrar yolları enfeksiyonlarına hızlı tanı konulmasını sağlarken iş yükünü hafifletme

İdrar yolları enfeksiyonları, klinik laboratuvarlarda kayda değer iş yüklerine neden olmakta ve örnekler %80'e varan oranlarda İYE-negatif çıkmaktadır. Klasik İYE tanısı, uzun süren bir prosedürdür, çünkü idrar kültürleri ve antibiyotik duyarlılık testleri yapılmak zorundadır. Bunun sonucunda deneme-yanılmaya dayalı antibiyotik reçete edilmekte, bu durum da antimikrobiyal dirençlerin yükselmesine imkan vermektedir [R32-1].

Analitik performans üzerine yapılan çeşitli araştırmalarda, iş akışları ve mikrobiyolojik iş yükleri üzerindeki potansiyel etkiyle bakteriüri yokluğuna dayalı olarak UF-Serisinin İYE olasılığını ekarte etme potansiyeli kanıtlanmıştır [örneğin, R32-2]. Bakteriüri yokluğu, şüpheli İYE numunelerinin büyük bir bölümünde gözlemlendiğinden, bu durum dolaylı olarak bakteriyel İYE'nin olmadığını göstererek bu örneklerin idrar kültürüyle daha ileri düzeyde işlemden geçirilme gerekliliğini ortadan kaldırır.

Gilboe ve ark. [R32-3], bakteri ve lökosit sayımının kombine edilmesinin İYE'nin ekarte edilmesi üzerinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu kanıtlamıştır. Bu noktada, İYE şüphesi taşıyan örneklerin yaklaşık %42'si, örneğin laboratuvara geldiği gün direkt olarak negatif olarak raporlanabilmektedir (Şekil 1, sol dal).

Ek olarak, ‘BACT Info’ işaret mesajının, iş akışlarının iyileştirilmesi ve raporlama süreleri üzerindeki potansiyel etkisi de araştırılmıştır. Bu bağlamda ‘Gram negative?’ işaret mesajının alınması, idrar kültürünün atlanmasına ve antibiyotik duyarlılık testi (AST) yaklaşımının benimsenmesine olanak sağlamıştır. Bu da, Gram negatif bakteriüri olan İYE-pozitif örnekler için antibiyotik duyarlılık profillerine (ASP) yönelik raporlama süresini kısaltmıştır. Toplamda, İYE örneklerinin %53'ünde, örnek laboratuvara geldikten sonraki gün bir ASP raporlanabilmektedir (Şekil 1, orta dal).

Sadece Gram pozitif bakteriüri (‘Gram positive?’) veya karışık popülasyonlar (‘Gram pos/neg?’) bulunan İYE-pozitif örneklerde, idrar kültürünün yer aldığı tam tanı sürecinin izlenmesi gerekmiştir. Ancak, bu durum şüpheli İYE olgularının yalnızca küçük bir bölümünü etkilemekte ve örneklerin yalnızca %5'i için ASP, örneğin laboratuvara gelmesinden iki gün sonra raporlanabilmektedir (Şekil 1, sağ dal).

Bu araştırmada, hızlı bir tanı yaklaşımı benimsenerek UF-Serisinin idrar kültürü iş yüklerini azaltma ve iş akışı verimliliğini ve raporlama sürelerini iyileştirme potansiyeli vurgulanmaktadır.

Takvim görüntüsünde gösterilmektedir: Üst idrar yolları enfeksiyonu

Üst idrar yolları enfeksiyonları, patojenlerin mesaneden yukarı ilerleyerek üretere ve böbreklere ulaşmasının bir sonucudur. Üst idrar yolları enfeksiyonunun ilerleyişine bağlı olarak, enfeksiyon daha da farklılaşarak üreterit, pyelonefrit ve nefrite dönüşebilir. Üst İYE bizatihi komplike İYE olarak tanımlanmasa da, üst ve alt idrar yolları enfeksiyonunun farklılaşması klinik olarak anlamlıdır, çünkü böbrek tutulumu daha şiddetli komplikasyonlar ve klinik sonuçlar ile korelasyon gösterir [R33-1].

Kadınlarda ve erkeklerde 10.000 İYE vakası başına sırasıyla 13 ve 3 vakayla üst İYE insidansı alt İYE'den daha düşüktür [R33-2] ve böğür, bel veya genital organlar çevresinde ağrı ve rahatsızlık, yüksek ateş, titreme veya ürperti, bitkinlik ve diyare gibi ek ve daha şiddetli semptomlar ile örtüşmektedir [R33-3].

UF-Serisi üzerinde, Oyaert ve ark., renal tübüler epitelyal hücrelerin tespiti için RTEC parametresinin kullanımı yoluyla üst ve alt idrar yolları enfeksiyonunu ayırt etme potansiyelini kanıtlamıştır (Şekil 2). Araştırmacılar, doğrulanmış İYE bulunan hastalarda, RTEC varlığının üst idrar yolları enfeksiyonunu gösterdiği sonucuna varmışlardır. Bu araştırmalarda, bu parametrenin tanısal performansının, α1-mikroglobulin gibi üst idrar yolları enfeksiyonlarının klasik belirteçlerinden daha üstün olduğu görülmüştür [R33-4].

Referanslar

[1] R31-1 Yang X, Chen H, Zheng Y, Qu S, Wang H and Yi F (2022): Disease burden and long-term trends of urinary tract infections: A worldwide report. Front Public Health 10:888205.

[2] R31-2 Flores-Mireles AL, Walker JN, Caparon M and Hultgren SJ (2015): Urinary tract infections: epidemiology, mechanisms of infection and treatment options. Nat Rev Microbiol 13(5):269-84.

[3] R31-3 Gupta K and Trautner BW (2013): Diagnosis and management of recurrent urinary tract infections in non-pregnant women. BMJ 346:f3140.

[4] R31-4 Foxman B (2013): Urinary tract infection syndromes: occurrence, recurrence, bacteriology, risk factors, and disease burden. Infect Dis Clin North Am 28(1):1-13.

[5] R31-5 Wilson ML and Gaido L (2004): Laboratory diagnosis of urinary tract infections in adult patients. Clin Infect Dis 38(8):1150-8.

[6] R31-6 Foxman B (2002): Epidemiology of urinary tract infections: incidence, morbidity, and economic costs. Am J Med. 2002 Jul 8;113 Suppl 1A:5S-13S.

[7] R31-7 Pujades-Rodriguez M, West RM, Wilcox MH and Sandoe J (2019): Lower Urinary Tract Infections: Management, Outcomes and Risk Factors for Antibiotic Re-prescription in Primary Care. EClinicalMedicine 14:23-31.

[8] R31-8 O'Brien M, Marijam A, Mitrani-Gold FS, Terry L, Taylor-Stokes G and Joshi AV (2023): Unmet needs in uncomplicated urinary tract infection in the United States and Germany: a physician survey. BMC Infect Dis 23(1):281.

[9] R32-1 Keller P (2019): The next step towards faster urinalysis Sysmex Xtra article

[10] R32-2 De Rosa R, Grosso S, Lorenzi S, Bruschetta G, Camporese A (2018): Evaluation of the new Sysmex UF-5000 fluorescence flow cytometry analyser for ruling out bacterial urinary tract infection and for prediction of Gram-negative bacteria in urine cultures. Clinica Chimica Acta 484:171–178.

[11] R32-3 Gilboe HM, Reiakvam OM, Aasen L, Tjade T, Bjerner J, Ranheim TE and Gaustad P (2021): Rapid diagnosis and reduced workload for urinary tract infection using flowcytometry combined with direct antibiotic susceptibility testing. PLoS One 16(7):e0254064

[12] R33-1 Lane DR and Takhar SS (2011): Diagnosis and Management of Urinary Tract Infection and Pyelonephritis. Emerg Med Clin North Am 29(3):539–552.

[13] R33-2 Czaja CA, Scholes D, Hooton TM and Stamm WE (2007): Population-based epidemiologic analysis of acute pyelonephritis. Clin Infect Dis 45(3):273-80.

[14] R33-3 Hudson C and Mortimore G (2020): The diagnosis and management of a patient with acute pyelonephritis. Br J Nurs 29(3):144-150.

[15] R33-4 Oyaert M, Speeckaert M, Boelens J, Delanghe JR (2020): Renal tubular epithelial cells add value in the diagnosis of upper urinary tract pathology. Clin Chem Lab Med 58(4):597–604.

Copyright © Sysmex Europe SE. All rights reserved.